Sevgili Okurlar,
Yanlış ekonomik ve siyasi politikalar ve bunun sonucunda oluşan sosyolojik durum
insanların gerilmesine neden olmakla birlikte bunlar iyi günlerimiz.
Malumunuz olduğu üzere enflasyon, gıda fiyatlarındaki artış, kur korumalı mevduat
uygulamalarına rağmen dövize olan talep nedeni ile kurların yükselmesi gibi
ekonomik sebepler yanında, göçmen politikasındaki büyük yanlışlar krizi daha da
büyütüyor.
Bugünkü konumuz konut fiyatları ve özellikle kira bedellerinin geldiği durum.
Yine malumunuz olduğu üzere resmi rakamlarla bile ülkemize gelen göçmenlerin
yaşam koşullarına uyumu ile barınma sorunu, yabancılara konut satışının önünün
açılması ve hatta 250 bin dolar değerinde ev alana vatandaşlık verilmesi gibi
uygulamalar ile konut ve kira piyasası allak bullak oldu.
Özellikle konut satışı ile vatandaşlık verilmesi uygulamalarının delinmesi dahilinde
ucuz konuta ve kiraya ulaşmak zorlaştı.
Vatandaşlık almak isteyen ancak 250 bin dolar bedelli ev alma imkanı bulamayanlar,
bu konuda çalışan eksperler ile anlaşarak, çok daha düşük değerdeki konutların
değerini yüksek göstererek vatandaşlık aldı. Bu konuyu hükümetimiz takibe aldı ama
iş işten geçti. Gerçi bunun hükümet tarafından oy devşirmeye yönelik olarak planlı bir
şekilde yapıldığı konusunda tereddütlerim de yok değil.
Ama konumuz bu değil.
Sizlerin de bildiği üzere özellikle büyük şehirlerde kira bedellerinin aşırı şekilde
yükseldiği ve oturulabilir bir evin kira bedellerinin minimum asgari ücret seviyesine
geldiği görülünce hükümetimiz kira artışını 2023 temmuz ayına kadar %25 ile
sınırladı.
Ancak bu sadece kira sözleşmesinin ilk 5 yılı içinde bulunanlar için bir anlam ifade
etmekle birlikte, kira sözleşmesi 5 yılın üstünde olan bu uygulamadan etkilenmeyen
ve mal sahipleri soluğu kira artırım davası açmak üzere mahkemelerde aldı.
Sonuç olarak mahkemeler kira tespit ve kira sözleşmesi 10 yılı geçen kiracılar için
açılan tahliye davaları ile doldu taştı.
O kadar doldu ki açılan davaya neredeyse 1 yıl sonrasına duruşma günleri verilmeye
başlandı.
Kısa vadede bu durum kiracılara yaramakla birlikte bu davaların sonuçlanması ile
dananın kuyruğu kopma noktasına gelecek.
Sadece bu mu?

Temmuz 2023’ e kadar kira sözleşmelerindeki kira artışın %25 ile sınırlandırılması
hakkındaki uygulamanın sona ermesinden sonra daha büyük bir furya ile kiracı ve
mal sahipleri arasındaki çekişme ve davalık olma sayısında yine ciddi bir artış olacak.
Hükümet bunu görebiliyor mu? Evet görüyor.
Nitekim kira bedeline yapılacak zammın sınırlandırılması ile ilgili uygulamayı
uzatmaktan, aşırı kira artışı yapan ev sahiplerine hapis cezası verilmesine varacak
şekilde akla mantığa aykırı uygulamaları hayata geçirmeye çalışıp günü kurtarmaya
bakıyorlar.
Kira artışını sınırlamak belki bir süre daha kiracıları rahatlatabilir ama aşırı kira artışı
talep eden ev sahiplerine hapis cezası verilmesi şeklinde bir düzenleme yapılabilmesi
mümkün değil.
Ne yani mahkemeden kira tespit davası ile kira bedelini rayiç değerlere getirilmesi
şeklinde bir mahkeme kararı alınması halinde ne olacak? Hakimlere mi ceza
verilecek?
Kaldı ki böyle bir uygulama yapılsa bile kiracı ve ev sahibi arasında kayıt dışı olarak
kira sözleşmesi yapılması durumu ortaya çıkabilir. Yani kira sözleşmesinde kira
bedeli 10 TL gösterilirken fiilen 20 TL kira bedeli alınması durumu ortaya çıkabilir.
İşine gelirse.
Bunun da kira gelirlerinden elde edilen vergi gelirinin düşmesine neden olacağı
apaçık ortada.
Hep dediğim gibi. Burunlarının uçlarını göremiyorlar.
Yine haberlerde takip ettiğiniz üzere kiracı ve mal sahipleri arasında kira bedeli
ve/veya tahliyeye yönelik bazı hoş olmayan olayların gerçekleştiğini
görmüşsünüzdür.
Ama bundan sonra olacaklar dahilinde bu haberlerin haber değerinin bile
olamayacağı anlaşılacak.
Ev sahiplerinin kira artışının %25 ile sınırlandırılması ve kira bedellerinin artışı için
açtıkları kira tespit davalarının sonuçlanmasının bekleniyor olması nedeni ile şu
anda elleri bağlı ama bu durum böyle gitmeyecek..
Genel olarak tamamının ekonomik seviyesi belli bir noktada olması nedeni ile
kiracılarından daha az kira bedeli alıyor olmaları hayatlarında çok büyük değişikliklere
neden olmadığı ya da çok sınırlı kaldığı için kiracı ve ev sahibi arasında birkaç olay
dışında büyük problem yaşanmıyor. Onlar açtıkları davanın sonuçlarını bekliyor.
Ama kira bedellerinin artırılması ile uygulama bir gün sona erecek. Mahkemelerde
açılan kira tespit davaları sonuçlanacak ve şu an 5.000 TL.ye kiracı olan kişi 15.000
TL ( inanın abartmıyorum ) kira ödemek durumunda kalacak. Sayıları çok fazla

olmamakla birlikte tahliye davaları sonuçlanacak ve kiracılar evden çıkacak.
Karşılarına yüksek miktarlı kira talepleri gelecek.
Hatta sınırlamanın sona ermesi ile sınırlamaya takılan ev sahipleri de mahkeme
yolunu tutacak.
Sonuç?
Zaten geliri ile kıt kanaat yaşayan, mevcut durum itibarı ile günü kurtarmaya gücü
anca yeten insanımızı ve hatta ev sahiplerini daha vahim olaylar bekliyor.
Evden çıkmak zorunda kalan kiracının mevcut fiyatlar karşısındaki çaresizliği, kira
bedeline mahkemece yapılan zammın yüksekliği dahilinde kiracıların tutunacak dalı
maalesef yok. Halen bir çok insanın, sırf bu yüzden büyükşehirlerden küçük şehirlere
tayin için sıraya girdiği bu ortamda bu imkanı bir çoğunun sağlayamayacağını da
görmemiz gerek.
Maalesef bundan sonra acilen kalıcı tedbirler alınmadığı takdirde inanın bu yokluk ve
çaresizlik içinde kiracı ve mal sahipleri arasında adliyeye yansıyan olaylar bile
sıradan hale dönüşecek.
Ev sahibine kızan kiracıların evi yakmasından, sokağa inip olay çıkarmasına, sadece
kendi ev sahibinin değil nispeten zengin semtlere giderek evleri taşlamasından,
cinnet geçirip ailesine ve kendisine zarar verecek duruma gelmesine , hatta bu
nedenle intihar olaylarının artacağı bir döneme şahitlik etmek zorunda kalabiliriz.
Karanlık tablo çizmek ve içinizi karatmak istemezdim ama mevcut durumunuzu
gözeterek; ev sahibi iseniz her ay üstelik yüksek miktarda kira verdiğinizi, kiracı
iseniz ödediğiniz kiranın üç kat arttığını düşünün ve kendinizi ve bu duruma düşecek
kiracıların durumunu tartın.
İnşallah düşündüğünüz gibi olur ve ben abartıyor olurum.