banner5

banner4

banner18

KILIÇDAROĞLU'NDAN GENÇLERE: "OTORİTER YÖNETİMİN OTORİTESİNE SON VERMEK GİBİ OLAĞANÜSTÜ GÜZEL BİR GÖREVİ YERİNE GETİRECEKSİNİZ"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul Gençlik Kolları’nın ‘Güç Sende, Senin Elinde Gençlik Çalışması’ tanıtım toplantısında gençlere seslendi. İktidarı gençlerin değiştireceğini belirten Kılıçdaroğlu, “Demokratik yöntemlerle otoriter yönetimin otoritesine son vermek gibi olağanüstü güzel bir görevi yerine getireceksiniz. Dünya siyaset tarihine olağanüstü mesaj vereceksiniz. Dünya siyaset tarihi bunu yazacak” dedi.

SİYASET 20.03.2022, 13:54 20.03.2022, 15:28
KILIÇDAROĞLU'NDAN GENÇLERE: "OTORİTER YÖNETİMİN OTORİTESİNE SON VERMEK GİBİ OLAĞANÜSTÜ GÜZEL BİR GÖREVİ YERİNE GETİRECEKSİNİZ"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul Gençlik Kolları’nın ‘Güç Sende, Senin Elinde Gençlik Çalışması’ tanıtım toplantısında gençlere seslendi. İktidarı gençlerin değiştireceğini belirten Kılıçdaroğlu, “Demokratik yöntemlerle otoriter yönetimin otoritesine son vermek gibi olağanüstü güzel bir görevi yerine getireceksiniz. Dünya siyaset tarihine olağanüstü mesaj vereceksiniz. Dünya siyaset tarihi bunu yazacak” dedi.

CHP İstanbul Gençlik Kolları’nın ‘Güç Sende, Senin Elinde Gençlik Çalışması’nın tanıtım toplantısı bugün yapıldı. Toplantıya, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da katıldı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, toplantıda gençlere şöyle seslendi:

“Uzun yıllardır ilk kez CHP, toplumun bütün sorunlarına eğildi ve toplumun sorunlarını çözmek için sağlıklı çözümler üretti. Az önce gördük, arkadaşlarımız kapıları vurdular. Gençler için altı vaadimizi saydılar. Bunu hepimizin ezberlemesi lazım. CHP’li olmak kolay değildir. CHP’li olmak, ülkenin sorunlarına kilitlenmek demektir. CHP’li olmak, ülkenin geleceğini düşünmek demektir. CHP’li olmak demek, insanların kimlikleri, yaşam tarzları ve inançları üzerinden siyaset yapmamak demektir. CHP’li olmak demek, bu topraklarda hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesini sağlamak demektir. CHP’li olmak demek, demokrasiyi koşulsuz sonuna kadar savunmak demektir. CHP’li olmak demek, insan haklarını, düşünce özgürlüğünü savunmak demektir. CHP’li olmak demek, insan olmak demektir. Ve CHP’li olmak demek, kendi tarihini çok iyi bilmek demektir. Tarihinizi iyi bilmezseniz geleceğinizi inşa edemezsiniz.

Çok sayıda sorumuz var. Sadece gençler mi yaşıyor? Hayır. Apartman görevlilerinden esnafına, sanayicisinden turizmcisine, çiftçisinden mevsimlik işçisine kadar toplumun her kesiminde sorular var. Türkiye, sorunlar yumağı ile karşı karşıya. Bu sorunları nasıl aşacağız? Sizlerle beraber aşacağız. ‘Güç sende, senin elinde’ güzel slogan. İlk kez 6,3 milyon genç sandığa gidecek ve oy kullanacak. Yeni parti görmedi 6,3 milyon genç. Yeni anlayış görmedi. Zaman zaman CHP’yi anlatırken şu soruyla karşılaşabilirsiniz: ‘Peki kim yönetecek Türkiye’yi?’. Kimin yöneteceği konusunda hep aynı kişiyi gördükleri için “Farklı bir kişi olursa acaba çözülebilir mi sorunlar?’. Kararlılık ve inanç ile şunu söyleyeceksiniz; ‘Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Türkiye’yi sorun yumağı haline getirenleri gördünüz. Şimdi o sorun yumağından Türkiye’yi kimlerin çıkaracağını size göstereceğiz’. Nasıl? Sandığa giderek; kararlılıkla, inançla.

“DÜNYA SİYASET TARİHİ BUNU YAZACAK”

Zenginliğimizi düşmanca kullanmak isteyenlere izin vermeden yolumuza devam etmek istiyoruz. Bunu yapacak olanlar sizlersiniz. Tarih size önemli görev yüklemiş durumda. Değişim ve güç sizin elinizde. Sizler, sandığa gidip oylarınızı kullandığınız zaman Türkiye’deki değişimi Türkiye’ye duyurmayacaksınız; bütün dünya duymuş olacak. Bir otoriter yönetimi, demokratik yöntemlerle sandığa giderek ve oy kullanarak otoriter yönetimin otoritesine son vermek gibi olağanüstü güzel bir görevi yerine getireceksiniz. Dünya siyaset tarihine olağanüstü mesaj vereceksiniz. Dünya siyaset tarihi bunu yazacak.

Sizin ile aynı dünyayı paylaşmayanlar olabilir ama sakın unutmayın; biz, herkes ile birlikte yaşamak istiyoruz. Gücümüzü her yerde, -düşünce ve irade gücümüzü- anlatmak istiyoruz. Cumhuriyet’in kuruluşunda gençler olağanüstü roller üstendiler. Hatta Çanakkale’den başlayarak gençler hayatını kaybetti. Bu toprakların mayasında insan kanı var. Dedelerimiz, babalarımız mücadeleler verdiler. Mücadele sonunda Cumhuriyet kuruldu, demokrasiyi güçlendiren adımlar atıldı. Bu demokrasiyi toplumun dokularına sindirmemiz gerekiyor. Onu yapacak olanlar sizlersiniz.

“EĞER BİR SİYASETÇİ KOLTUĞUNU KORUMAK İÇİN YASALAR DEĞİŞTİRİYORSA O SİYASETÇİNİN ÜLKEYE YARARI OLMAZ”

Birileri sizin gücünüzden korkuyor. Korktuğu için şunu söylüyor: ‘Giderlerse gitsinler’. Hepiniz şunu söylemek zorundasınız: ‘Hayır, gitmeyeceğiz, hep beraber seni göndereceğiz’. Emin olun göndereceğiz onu, hep berber göndereceğiz. Kurallarına uygun olarak göndereceğiz. Şimdi Siyasi Partiler Yasası’nı değiştirmek istiyorlar. ‘Acaba koltuğumuzu nasıl koruruz’ diye. Eğer bir siyasetçi koltuğuna mahkum olmuşsa, koltuğunu korumak için yasalar değiştiriyorsa o siyasetçinin ülkeye yararı olmaz. Siyasetçi koltuğuna mahkum olmaz, halkın önüne çıkar ve doğruları söyler. Ülkenin sorunlarına kilitlenir. Her şeyi önceden gördük. Türkiye’nin nereye gideceğini de önceden gördük. Karamsar atmosferi de önceden gördük. Umutsuzluğu aşılamak istiyorlar, bunu da önceden gördük. Gıda krizinin olacağını da önceden gördük. Ekonomiyi yönetemediklerini de önceden gördük. Sorumlu bir muhalefet yaptık. Önceden gördük ve uyardık. Uyardık mı sadece? Nasıl çözülmesi gerektiğini de anlattı. Çünkü biz, geniş kitlelerin acı çekmesini istemiyorduk.

Geleceğin belirleyicileri sizler, siyasette en önemli aktör konumundasınız. Sizler, İstanbullu gençler olarak Şanlıurfa, Diyarbakır, Rize, Çorum, Çankırı, Tekirdağ, Edirne’nin gençleri ile de buluşacaksınız. Yani bütün coğrafyadaki gençlerle buluşacaksınız, haberleşeceksiniz, umudu aşılayacaksınız onlara. Sadece Türkiye coğrafyası mı? Hayır. Bizim çok daha önemli bir gücümüz var başka yerlerde; Almanya var, Fransa’da var, Hollanda’da var, İngiltere’de var, Amerika’da var Avustralya’da var. Orada da gençlerimiz var. Onlar da sandığa gidecekler, onlar da oy kullanacaklar. Sakın ola ki onları ihmal etmeyin. Onlarla da haberleşin.

“SİZ ALANDA ÇALIŞIRKEN ELBET CHP’YE YÖNELİK ELEŞTİRİLER GELECEKTİR SİZE. BUNLARI SABIRLA DİNLEYİN”

Sizin müthiş bir yeteneğe sahip olduğunuz biliyorum. Teknolojiyi bizden çok daha iyi kullandığınızı biliyorum. Espri gücünüzün bizden iyi olduğunu biliyorum. Esprilere birilerinin tahammül edemediğini de gayet biliyorum. Ama sizler, gidip şunu söyleyebilirsiniz: ‘Evet, biz CHP’ye oy vereceğiz. Çünkü CHP yanlış yaptığı zaman özgürce eleştireceğiz ve kimse bizi gelip yakamızdan tutmayacak, özgürlüğümüzü yaşayacağız’ diyebilirsiniz. Ayrıca şunu unutmayın; her biriniz, politik arenanın içindeyseniz eleştiriden korkmayacaksınız. Politikacının alkıştan çok eleştiriye ihtiyacı var. Benim görmediğimi bir başkası görebilir. Benim duymadığımı başkası duyabilir. Dolayısıyla eleştiriden ders çıkarmak, hatayı tekrar etmemek açısından son derece değerlidir. Siz alanda çalışırken elbet CHP’ye yönelik eleştiriler gelecektir size. Bunları sabırla dinleyin. Asla asla hemen itiraz etmeyin.

“AĞZINIZDAN ÇIKACAK İLK SÖZCÜK, KONUŞMASINI BİTİRDİKTEN SONRA, ‘HAKLISIN’ OLMALI”

Çünkü hazır sizi bulmuşken en azından CHP’ye yönelik eleştirilerini de dile getirmek istiyordur. Ağzınızdan çıkacak ilk sözcük, konuşmasını bitirdikten sonra, ‘haklısın’ olmalı. Bizim katılmadığımız düşünce bile olsa ‘haklısın’ demek lazım. Çünkü genç bir arkadaş buldu, CHP’yi anlatıyor ve kendisinin bugüne kadar hafızasında tuttuğu eleştirileri anlatmak istiyor ve siz de onu sabırla dinliyorsunuz. Bu çok değerli bir şeydir, sabırla dinlemek. Arkasında ‘Beni de dinleyebilir misiniz’ diye cümle kurduğunuzda zorunlu olacak sizi de dinleyecektir. Çünkü siz onu dinlediniz ve ona ‘haklısın’ dediniz.

Evet, eksiğimiz var mı? Evet, var eksiğimiz. Eğer vatandaş bizi eleştiriyorsa ve bizim inanmadığımız haksız bir eleştiri geliyorsa eleştiri geliyorsa kabahat bizde. Biz ona bugüne kadar ulaşmadık, sorunu nasıl çözeceğimizi anlatmadık. Şimdi alana çıkıyorsunuz, alanda vatandaşlar ve gençlerle buluşacaksınız. İlk kez oy kullanan gençlere bir mektup vereceksiniz. Onlara demokrasiyi, özgürlüğü, geleceği umut olarak vaat edeceksiniz.

Eleştiri olduğu zaman hemen bir kavga nedeni asla alsa olmamalı. Eleştiriyi sabırla dinleyeceğiz, ondan sonra kendi düşüncelerimizi aktaracağız. Göreceksiniz; bir eleştiri, iki eleştiri, ama sonunda evine gittiğinde ‘galiba bunlar haklı’ diyecek. Bizim haklı olduğumuzu kendisi kabul edecek.

“ALMANYA’DA ÇALIŞAN AKP’LİYİ OĞLU DÖNÜŞTÜRDÜ”

Bir olay anlatayım. Uzun yıllar Almanya’da çalışmış, AK Parti’nin örgütlenmesini Almanya’da büyük anlamda gerçekleştirmiş bir vatandaş geldi bana. Oğlu Almanya’da üniversitede okuyor. Tıp fakültesinde okuyor. ‘Oğlum sen Türkiye’de olsan oyunu hangi partiye verirsin’ diye sormuş. ‘Baba CHP’ye veririm’ demiş. Bir çocuk babayı dönüştürüyor ve baba bugün CHP için çalışıyor Almanya’da. Bunu ne için anlattım. Bunu anlatmamın nedeni gençlerin Türkiye’nin geleceği konusunda duydukları kaygı ve kaygıyı giderme konusunda gösterdikleri çaba. Demek ki gençler anne ve babalarını dönüştürebiliyorlar. Geleceği belirleyecek olanlar bizler değil sizlersiniz.

“DEVLETİN HELALLEŞMESİ LAZIM”

Bir helalleşmeden söz ettim. Helalleşme nedir? Gücü elinde tutanın, yani devlet gücünü elinde tutanın kendi vatandaşlarına yaptığı haksızlıktır. İnsanlar haksız yere idam edildiyse devletin helalleşmesi lazım o insanlarla. İnsanlar eğer haksız ve hukuksuz yerde tutuklanıp işkenceden geçirildiyse ve sonunda bu insanları suçsuz olduğu ortaya çıkıyorsa devletin o insanlarla helalleşmesi lazım. Helalleşme şu anlama gelmiyor. ‘Yolsuzluk yaptı, bununla helalleşelim’. O ayrı bir şey. Yolsuzluk, hırsızlık yapanın nerelerde hesap vereceğini biliyoruz.

Belediye başkanlarımız, bütün baskılara rağmen tarih yazıyorlar. Belediye başkanlarımıza, ‘gelirlerse şu olacak, bu olacak’ diyorlardı. Hatta ‘Gelirlerse doğa gaz faturalarını bile teröristler düzenleyip verecekler, sosyal yardımların tamamı kesilecek’ diye bir sürü laflar ettiler. Bugün tam tersi gelişmeler var. Bizim belediye başkanlarımızın olduğu yerde hiçbir çocuk yatağa aç girmiyor. Herkese eşit davranıyoruz… Belediye başkanlarımızın üstünde baskı ve engellemeler var. Ama şunu söyledim; ‘Sakın şikayet etmeyin, biz bu engelleri kararlılıkla aşma ve hedefe ulaşma kararlılığımızı topluma göstermeliyiz. Hangi engeli çıkarıyorsan, benim görevim o engeli aşmaktır’. Bunu kimden öğrendik; Mustafa Kemal Atatürk’ten öğrendik.

“DUVARLARINIZA ASMANIZI İSTİYORUM”

Atatürkçülük nedir? Çok şey anlatılır. Rahmetli İlhan Selçuk ‘gardırop Atatürkçülüğü’nden söz ederdi. Atatürkçülüğün iki temel kuralı vardır. Atatürkçülük odur. Birinci kuralı; kendi sözleriyle ‘özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir’. İkinci bir temel kuralı daha vardır. Mustafa Kemal Atatürk der ki ‘Savaş meydanında kazanılan zaferler, yani siyasi bağımsızlık ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa siyasi bağımsızlığını koruyamazsınız’. Demek ki iki temel kural var. Bütün genç arkadaşlarımın odalarında duvara asmalarını isterim. Bu iki şeyi; birincisi siyasal bağımsızlık, öbürü ekonomik bağımsızlık. Biri olmadan diğeri olmuyor. İkisini bir arada sağlamamız gerekiyor bayrağımız özgürce dalgalanması için. Bunları öğretmiyorlar aslında bize. Aslında öğretmeleri gereken bu. Okullarda da üniversitelerde da Devrim Tarihi derslerinde de -hala okutuluyor mu bilmiyorum- bunların öğretilmesi lazım. Bağımsızlığın ne olduğunu, nasıl sağlanacağını bilmemiz lazım. Milli Kurtuluş Savaşı’nın hangi koşullarda verildiğini.

Osmanlı’nın batışı, sanayi devrimini kaçırmasından olmuştur. Cumhuriyet, sanayi devrimini yakalamaya çalışmıştır. Uşak Şeker Fabrikası yumurta satılarak kurulmuştur. Kırıkkale küçük bir köy, entegre savunma sanayiinin kurulduğu yerdir orası. Anadolu’nun her yerine fabrikalar kurulmuştur, 1930’lu, 1040’lı yıllarda…  

“GÜNÜN 24 SAATİ BANA YETMİYOR”

Emin olun, günün 24 saati bana yetmiyor. Ama günün 24 saatinde de çalışacağım. Kim için? Ülkemiz, evlatlarımız için. Güzel bir Türkiye’yi beraber inşa edeceğiz.”

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 21 51
2. Fenerbahçe 21 45
3. Başakşehir 21 40
4. Beşiktaş 21 39
5. A.Demirspor 21 38
6. Trabzonspor 21 38
7. Kayserispor 21 32
8. Konyaspor 21 27
9. Karagümrük 21 26
10. Gaziantep FK 22 25
11. Alanyaspor 21 25
12. Sivasspor 22 24
13. Antalyaspor 21 24
14. Ankaragücü 21 22
15. Kasımpaşa 21 22
16. Giresunspor 21 21
17. Hatayspor 20 20
18. İstanbulspor 21 18
19. Ümraniye 21 14
Takımlar O P
1. Samsunspor 21 41
2. Eyüpspor 21 41
3. Bodrumspor 21 38
4. Rizespor 21 37
5. Pendikspor 22 37
6. Keçiörengücü 21 37
7. Sakaryaspor 21 34
8. Bandırmaspor 21 34
9. Boluspor 22 34
10. Göztepe 21 30
11. Manisa FK 20 29
12. Adanaspor 22 25
13. Tuzlaspor 22 22
14. Altay 22 19
15. Erzurumspor 22 18
16. Altınordu 21 17
17. Denizlispor 22 16
18. Yeni Malatyaspor 22 17
19. Gençlerbirliği 21 13
Takımlar O P
1. Arsenal 20 50
2. M.City 20 45
3. Newcastle 21 42
4. M. United 21 42
5. Tottenham 21 36
6. Brighton 20 34
7. Brentford 21 33
8. Fulham 22 32
9. Chelsea 21 30
10. Liverpool 20 29
11. Aston Villa 21 28
12. Crystal Palace 21 24
13. Leicester City 21 21
14. Nottingham Forest 20 21
15. Wolves 21 20
16. Leeds United 19 18
17. West Ham United 21 18
18. Everton 21 18
19. Bournemouth 21 17
20. Southampton 21 15
Takımlar O P
1. Barcelona 19 50
2. Real Madrid 19 45
3. Real Sociedad 19 39
4. Atletico Madrid 20 35
5. Villarreal 20 31
6. Real Betis 19 31
7. Athletic Bilbao 20 29
8. Rayo Vallecano 19 29
9. Osasuna 20 29
10. Mallorca 19 25
11. Almeria 19 22
12. Girona 19 21
13. Sevilla 19 21
14. Espanyol 20 21
15. Valencia 19 20
16. Celta Vigo 19 20
17. Real Valladolid 19 20
18. Cadiz 20 19
19. Getafe 20 18
20. Elche 20 9