CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan Köksalan, Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde yangının başladığı Köksalan Mahallesi'ne taziye ziyaretinde bulundular.

20 Haziran’da başlayan yangında 15 vatandaşın hayatını kaybettiği bölgeyi ziyaret eden CHP heyeti, olayın gerçeklerinin ortaya çıkana kadar Diyarbakır’da yurttaşların yanında olacaklarını belirtti.

Açıklamalarda bulunan Ali Mahir Başarır şunları söyledi:

"Devlet mağdurun yanında olmalı, iktidar mağdurun yanında olmalı. Burada internet, su, elektrik yok. Çok zor şartlarda çiftçilikle, hayvancılıkla hayatını idame ettiriyor yurttaşlarımız. Zaten hayvanlarına bakarken, tarlalarını sürerken hayatlarını kaybettiler. Onların mağduriyetlerinin giderilmesini istiyoruz. Bu konuda biz de CHP olarak tüm belediyelerimizden destek isteyeceğiz. Bu olayın sonuna kadar gerçekleri ortaya çıkana kadar Diyarbakır’da yurttaşlarımızın yanında olacağız. Bir araştırma önergesi verdik. Neden bu orman yangınları bu mevsimde sıkça oluyor, kayıplar veriyoruz. Türkiye’nin her yerinde oluyor. Eksiklik, sebep nedir bunun araştırılmasını istiyoruz. Buna evet desinler meclis bunu araştırsın istiyoruz. Tekrar başsağlığı, sabır diliyorum. Allah'tan rahmet diliyorum kayıplarımıza."

Veli Ağbaba, yangının köylüler tarafından çıkarıldığı iddialarına tepki göstererek şöyle dedi:

"Bütün bölgeye geçmiş olsun dileklerimizi iletmek istiyorum. Buradan gördüğümüz bir gerçeği ve Türkiye'de yaratılmaya çalışılan yanlış bir algının da altını çizmek lazım. Sanki burada yangını köylü çıkarmış gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Buradaki yangının sebebi bütün köylülerimizin söylediği gibi maalesef elektrikten kaynaklı olduğu ifade ediliyor. Aslında bunun sebebi de özelleştirme. Maalesef elektrik dağıtım şirketi özelleştirildi onlar da sadece para kazanmaya bakıyor. Türkiye'nin birçok yerinde olduğu gibi hiç yatırım yapılmamış. Buradaki elektrik telleri kaynak yapılarak elektrik vermeye devam ediyor. 40 yıl yatırım yapmazsanız buranın kaldırması mümkün değil. Hala elektrik kesintileri var 18 saatten beri elektrik yok. İnsanlar burada misafirlerine çay demlerken maalesef odun yakarak çay demliyorlar bunu Türkiye’nin görmesi lazım. Türkiye bilsin bu yangınlar köylü tarafından çıkarılmamıştır. Bazı bölgelerde ekinden sonra tarla yakılır ama burada öyle bir şey yok. Bu köyümüzde biri 17 yaşında diğeri 32 yaşında amca yeğen hayvanlarını dağda gezdirirken vefat ediyor. Geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Umarım ciddi bir şekilde araştırılır bir daha bölge böyle bir sorunu yaşamaz. Suçlu olarak köylüyü göstermeye çalışıyorlar ama suçlu bu ülkeyi yönetenlerdir. Suçlu bu elektrik direklerine, tellerine yatırım yapmayanlardır."

AKOM İstanbulluları uyardı: Saat verildi AKOM İstanbulluları uyardı: Saat verildi

Sezgin Tanrıkulu ise "anız yakılması nedeniyle yangının çıktığı" iddialarına sert bir dille yanıt vererek şunları söyledi:

"Başımız sağ olsun, Allah rahmet eylesin, geçmiş olsun hepimize. Önlenebilir nedenlerle insanlarla yaşamını yitirmesi benim açımdan kahredicidir, üzüntü vericidir. 2024 yılında eğer bu direklerden enerji alıyorsak halen ve bu elektrik hizmetinin insani olması gerekmektedir. Kar amaçlı olmaması lazım. Halen kar amaçlı bir biçimde bu hizmete bakılıyorsa ve buraları halen Türkiye’nin başka yerlerinde görüldüğü gibi nefret söylemi yaratılarak yurttaşlarımızın acısıyla ortaklaşmıyorsak bu beni kahrediyor. Burada 15 yurttaşımız yaşamını yitirdi halen ölüm döşeğinde olan yurttaşlarımız var, o acıyı çok fazla konuşmak istemiyoruz. Şunu bilsinler bunun müsebbibi olanlardan bizler hesap soracağız sonuna kadar. İlk günden itibaren DEDAŞ'ı sadece bu olay nedeniyle değil, bundan önceki pratikleri nedeniyle olağan şüpheli diyen benim. Olağan şüpheli dedim fail demedim. Israrla olağan şüpheli olan DEDAŞ kendi sorumluğunda olan bu işle olarak kendi sorumluluğunu bertaraf etmek amacıyla yurttaşlarımızı suçlamaya devam ediyor. Bilirkişi raporu çıkacak, elektrik mühendisleri odası bir rapor hazırladı. Yine Diyarbakır Barosu'nun raporları ortada yine savcılığın basına yansıyan bir raporu var. Sonuçta anız yakmadan kaynaklanmadığı konusunda ortak bir kanaat var. Anızın ne zaman yakıldığını hepimiz biliyoruz. İçişleri Bakan Yardımcısı burada ekinlerin hala yerde olduğunu söyledi. Ekin yerdeyken kim anız yakacak, nasıl anız yakılır? Yakılamaz ekin daha yerdeyken birisi daha biçilmemişken kim anız yakabilir. Anız yakmakla ilgili olarak hiçbir tanıklık, bulgu yok burada. Umarız savcılık gerçekten şeffaf, dürüst, adil ve etkin bir soruşturmayı bir an önce kamuoyuna açıklar. İletim hatları konusunda DEDAŞ'ın yeterli yatırımı yapmadığını biliyoruz. Geçmiş yıllarda sürekli DEDAŞ'ın enerji hatlarına yatırım yapması gerektiğini ifade ediyoruz. Sonuçta devletin bu kamu hizmetini özel şirkete bırakmadan, onu etkin bir şekilde denetleyerek bu bakım onarım ve iletim hatlarının yenilenmesi lazım. Teknolojiyi yenilemesi lazım. Bunun da peşinde olacağız. Grubumuz bu konunun araştırılması için önerge verecek diğer gruplar da verecekler. Üzerimize ne düşüyorsa yapacağız.''

Köksalan Mahallesi Muhtarı Hüseyin Çelebioğlu ise yangından sonra DEDAŞ ekipleri tarafından tellerin onarıldığını ifade ederek, şöyle konuştu:

"100 dönüm biçilmemiş tarlanın içinde elektrik direği var, yangın direkten çıktı. Gelip tamir etmişler gece, yapıp kaçıp gitmişler. Diyeceğim her şey ortada. Bunu herkesin bilmesi lazım. Tarlasını yakan biri olsaydı şimdi biz birbirimizi öldürürdük. Bu hepsi elektrik yüzünden. Biz 3-4 aydır elektriği görmedik. Her şey belli bir şekilde ortada. Bu ölenlerin 100 dönüm arazisi var daha biçilmemiş tarlada yangın çıkmış. Direkten tel düşmüş gelip tamir etmişler daha teller yerde. Gidip bakın teller hala orada. Bu sene 150 yerde yangın çıkmış 10’u biçer ve sigaradan gerisi elektrik kaynaklı."

Kaynak: BirGün